

Ali Eşref Turan
Çoğunlukla Boğaziçi Üniversitesi olmak üzere değişik üniversiteler
Araştırmacılar Derneği ve değişik uluslararası mesleki kuruluşlar

Türkiye’de bugünkü anlamıyla yerel yönetim 19. yüzyılda ortaya çıkmış, ilk belediye başkanlığı 1854 yılında İstanbul’da kurulmuştur. Başlangıçta yerleşim bölgelerinin imarı ve bayındırlığı olarak algılanan yerel yönetim, 20. yüzyılın sonlarına doğru demokratik bir süreç olma niteliği de kazanmıştır.
Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze kadar geçen bu süreçte, merkezi ve yerel yönetimler arasındaki denge seçim dönemlerinin siyasi ve düşünsel ortamına göre şekillenmiş, yerel yönetimin merkezle ilişkisinin ne derecede özerk veya bağımlı olacağı bu çerçevede belirlenmiştir.
2002 Milletvekili Genel Seçimi’nde, ülkede yaşanan ekonomik, toplumsal ve siyasal koşullar ile yüksek barajlarla örülü seçim sistemi sonucunda TBMM’ye iki parti girebildi. AKP tüm seçmenlerin %26’sının oyunu ve milletvekilliklerinin % 66’sını alarak iktidara geldi. CHP ise seçmenlerin % 15’inin oyunu ve milletvekilliklerinin % 32’sini elde ederek ana muhalefet partisi oldu...
Bu seçimlerde parti yandaşlıkları yeniden yapılandı; merkez sağ diye bilinen partiler gerilerken, merkez sol da eğilim olarak bu düşüşten nasibini aldı ve seçimi toplumun dini duyarlılığa sahip kesimini temsil eden parti kazandı. Seçmen davranışında görülen bu kırılma, 2002 seçimlerinin genel niteliğini de belirlemektedir. Ancak bu kırılma siyasal tarihimizde bir ilk değildir. Dr. Ali Eşref Turan bu kitabında 2002’deki bu olguyu incelerken, Türkiye’de 1950’den beri seçimlerde meydana gelen kırılmaların hangi sosyo-politik ortamlarda ortaya çıktığını irdeliyor.

![]()

“Anket mi, araştırma mı?”
2007
“Siyasi iletişimde açıkhava eski bir alışkanlık”
5 2007
“Seçim Araştırmaları ve Seçmek”
3:8 2004
“Seçim araştırmalarında hata payı”
815 2002